Afetler, insanlar üzerinde fiziki ve psikolojik yönlerden kalıcı veya geçici hasarlar bırakabilmektedir. Çocuklar ve yaşlı insanlar, yetişkin bireylere göre afetlerden daha çok etkilenip bu süreci daha uzun sürede atlatmaktadır. Çocuklar, afetlerin zararlarını anlayabilecek olgunlukta olmadıkları ve dünyayı yeni kavradıkları için afet toplumunun en zor yönetilebilir, en hassas olaylarından biridir.
Deprem gibi bir deneyim çocukların dünyayı güvenli bir yer olarak görmesine engel olacaktır. Bu nedenle, aynı durumun kendilerinin veya ailelerinin de başına geleceğini düşünebilirler. Çocuklar çok net bir şekilde sorular sormasalar bile, aslında duymak istedikleri şey güvende olup olmadıkları sorusunun cevabıdır. Çocuklarımıza yaşına uygun, anlayabileceği düzeyde bir dille olay ile ilgili kısaca bilgi vermeye özen gösterip, kendilerinin şu an güvende olduklarının altını çizmeliyiz.
Çocuğun sorularına mümkün olduğunca dürüst yanıtlar vermek önemlidir. Doğal bir afet olan depremi anlatırken bilimsel kaynaklardan faydalanmak, oyunlaştırmak ve süreci somut örneklerle anlatmak etkili olacaktır. Gerçekçi, net, açık, basit, sade ve somut bir dil kullanılması önemlidir. Aşırı bilgi verip çocuğa yaşının üstünde bilgi yüklenmeden merakının giderilmesi gerekir. Yaşına uygun açıklamalar yapmak ve çocuğun sorduğu kadarını fazla ayrıntıya girmeden yanıtlamak yeterlidir. Çocuklarla bu durumlar konuşulurken çocukların yaşadıkları duyguları adlandırmak çocuklar için daha somut olacaktır.
Örnek verecek olursak:
‘'Ülkemizin bazı şehirlerinde depremler oldu. Farkındayım sen çok üzgünsün, ben de çok üzüldüm ve korktum ama ben senin yanındayım. Neler hissettiğin hakkında konuşalım mı? Sence oradaki insanlara nasıl yardımcı olabiliriz?''…vb
Çocukların yanında mümkün olduğunca korkutucu ve yaşlarına uygun olmayan sohbetlerden ve ayrıntılardan kaçınmaya özen gösteriniz. Çocuklar o an ilgilenmiyormuş gibi gözükse bile sizi mutlaka duyarlar.
Çocukları bu süreçte televizyon ve sosyal medyadan uzak tutmaya özen gösterelim. Çocuklarımızın ekranlarda gördükleri görüntülerin travma olarak kalmasına engel olalım.
Sevgi ve şefkat içeren duygularınızı sık sık ifade etmeye özen gösterin.
Çocuklar duygularını farklı ifade edebilirler. Onlarla oyun oynayabilir veya basit görevler verebilirsiniz.
Unutmayalım ki her çocuk farklıdır ve çocukların duygularını dışa yansıtmaları da aynı olmayacaktır.